Buğday başak olmadan önce kar altında bekler,

Her geçen gün güneşi özler.

Onu görmeden hayata döner,

Güneşi görünce sevdası artar.

Her geçen günse hasattan korkar.

22 Mayıs 2011 Pazar

Unutacağımız en kolay acı başkalarının acısıdır


Unutacağımız en kolay acı başkalarının acısıdır. Kendi acılarımızda alınan ilaçlarla azalır ya da biter. İşte bitmeyen acı hissettiğin ama erişemediğin iç sancısı, yürek yakıntısıdır. Sağ elinle sıvazlar durusun sol göğsünü de tutabilecekmiş hissini o an yitirirsin. Kimi aşk acısı der buna, kimi gönül yarası, kimi de kara sevda.

Aklını alır. Sen artık kendinin değilsindir de. Yapacak hiçbir şeyinde yoktur zaten. Bekler durursun. Asıl zor olanda budur. Çünkü gözünü saatten ayırmamışsın gibi de zaman hiç geçmez. Gözlerinin gücü akrep ve yelkovanı bir türlü ileriye itemez.

Her şeye kızarsın, hatta en başta kendine. Sonra bir anda keşkelerin artar. Sükuneti yırtar tutumun. Duramazsın yerinde, oturur kalkarsın yüzlerce defa. Parmakların diğer elindeki parmakları yakalamaya çalışır. Sıkar durusun onları sıkıntıdan. Her ne yaparsan yap sıkılırsın.

Geçmişteki acıların aklına gelir değil mi hep. Mutlu olduğun günler neden buhardır zihninde. Yüzündeki yara bile acı bir günden hatıra değil mi ki sana. Uyandıktan sonra onunla başlarsın hayata. Bazen fark edersin, bazense o senin bütünün bir parçasıymış gibi aldırmazsın.

Susuz bir yaz günüdür gönlünün çehresi. Kurumasına göz yumduğun kuyulara gönül bağlama, onlar kapatılalı çok oldu.

Sahip olamayacağın sevdalara kapılman çıkışsız labirentlerin aynı desenli duvarları gibidir. Unutma, senin kalbinin de başkalarına çıkmaz olduğu, umursamazlığının tadını aldığından fazlasınınsa senden alınacağı aşikârdır.

Tuz serpmeye çalışma yarana. Açık bir yara değil ki bu kapansın. Kapalı olduğu için kasıyor bedenini. Sadece onun varlığından vazgeçmeye çalış.

Sözün bittiği yerde ağla. Ağla ağlayabildiğin kadar. Kederini ağlamaklı şarkılarla taçlandır. Gökkuşağının tüm renklerini düşle boş gözlerinle. Bunlar teselli de olmaz sana. Sen yine de her deneyen gibi dene, ya tutarsa.

Turuncu her şey. Soluk, pastel. Karmakarışık çizilmiş çizgilerle bezeli. Aşırı enerjik ama mutsuz. Agresif ve de saldırgan.

Saçlarının arasında gezinen parmakların devam etsin gezinmeye. Başkasının şefkatinden daha çok ihtiyacın olacaktır kendi sevgine. Şarkı söyleyeceğine kısık kısık ıslık çal.

Susmanın tam zamanı şimdi. Dayanmak için acıya benim parmaklarımı ısır. Çünkü çivi çiviyi söker. Belki benim acımda bir nebze dahi olsa iner. Sonrasında çılgınca ve de aptalca gülümse. Saflık gülümsemeyle başlar, öylede devam eder.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder